KELİME ANLAMLARI
Arapça Okunuş Türkçe Okunuş Kelime Meali Kökü
لِكُلِّ likulli her ك ل ل
أُمَّةٍ ummetin ümmete ا م م
جَعَلْنَا ceǎlnā belirledik ج ع ل
مَنْسَكًا menseken ibadet şekli ن س ك
هُمْ hum onların  
نَاسِكُوهُ nāsikūhu uydukları ن س ك
فَلَا felā asla  
يُنَازِعُنَّكَ yunāziǔnneke seninle çekişmesinler ن ز ع
فِي  
الْأَمْرِ l-emri bu işte ا م ر
وَادْعُ ved’ǔ çağır د ع و
إِلَىٰ ilā  
رَبِّكَ rabbike Rabbine ر ب ب
إِنَّكَ inneke kuşkusuz sen  
لَعَلَىٰ leǎlā üzerindesin  
هُدًى huden bir yol ه د ي
مُسْتَقِيمٍ musteḳīmin dosdoğru ق و م
TÜRKÇE OKUNUŞ
67. likülli ümmetin ce`alnâ menseken hüm nâsikûhü felâ yünâzi`anneke fi-l'emri ved`u ilâ rabbik. inneke le`alâ hüdem müsteḳîm.
DİYANET VAKFI
67. Biz, her ümmete, uygulamakta oldukları bir ibadet tarzı gösterdik. Öyle ise onlar (ehl-i kitap) bu işte seninle çekişmesinler. Sen, Rabbine davet et. Zira sen, hakikaten dosdoğru bir yoldasın.
DİYANET İŞLERİ
67. Her ümmete, yerine getirmeleri gerekli ibadetler koyduk. Öyleyse, bu konuda seninle çekişmelerine fırsat verme; Rabbine davet et, sen şüphesiz doğru yol üzerindesin. Seninle tartışırlarsa: "Allah yaptığınızı çok iyi bilir; ayrılığa düştüğünüz şeyler hakkında, kıyamet günü aranızda Allah hükmedecektir" de.
ELMALILI HAMDI YAZIR
67. Biz her ümmet için bir şeriat tayin ettik ki, onlar onunla amel ederler. Bunun için (ey Muhammed!) bu konuda seninle hiçbir zaman çekişmesinler. (İnsanları) Rabbine (ibadet etmeye) çağır. Şüphesiz sen gerçekten hidayete götüren doğru bir yol üzerindesin.
ABDULBAKİ GÖLPINARLI
67. Ve her ümmete bir din verdik, o dine göre ibadette bulunurlar, artık seninle her hususta çekişmeye kalkışmasınlar ve Rabbinin yoluna çağır, şüphe yok ki sen, doğru yolu bulmuşsun.
ALİ BULAÇ
67. Biz her ümmete bir ibadet tarzı (Mensek) kıldık, onlar bu tarz üzere ibadet etmektedirler. Öyleyse, (din)(in)de seninle çekişmesinler. Sen, Rabbine çağır. Şüphesiz sen dosdoğru bir hidayet üzerindesin.
SÜLEYMAN ATEŞ
67. Biz her ümmete, uydukları bir mensek (ibadet yöntemi) yaptık. Bu işte seninle asla çekişmesinler. Sen Rabbine çağır, kuşkusuz sen doğru, bir yol üzerindesin.
GÜLTEKİN ONAN
67. Biz her ümmete bir 'ibadet tarzı' (mensek) kıldık, onlar bu tarz üzere ibadet etmektedirler. Öyleyse, buyrukta seninle çekişmesinler. Sen rabbine çağır. Şüphesiz sen dosdoğru bir hidayet üzerindesin.
SUAT YILDIRIM
67. Biz her ümmete kendi dönemlerinde uyguladıkları özel bir ibadet yolu belirledik.Öyle ise onlar din işinde asla sana muhalefet etmesinler.Sen insanları Rabbinin yoluna dâvet et! Çünkü sen gerçekten hakka götüren dosdoğru bir yolun üzerindesin. (2,148; 5,48; 28,87)