KELİME ANLAMLARI
Arapça Okunuş Türkçe Okunuş Kelime Meali Kökü
يَا أَيُّهَا yā eyyuhā ey  
الَّذِينَ elleƶīne kimseler  
امَنُوا āmenū inananlar ا م ن
لِيَسْتَأْذِنْكُمُ liyeste’ƶinkumu izin istesinler ا ذ ن
الَّذِينَ elleƶīne kimseler  
مَلَكَتْ meleket altında bulunan köle ve hizmetçi م ل ك
أَيْمَانُكُمْ eymānukum ellerinizin ي م ن
وَالَّذِينَ velleƶīne ve olanlar  
لَمْ lem  
يَبْلُغُوا yebluğū henüz ermemiş ب ل غ
الْحُلُمَ l-Hulume erginliğe ح ل م
مِنْكُمْ minkum sizden  
ثَلَاثَ ṧelāṧe üç ث ل ث
مَرَّاتٍ merrātin vakitte م ر ر
مِنْ min  
قَبْلِ ḳabli önce ق ب ل
صَلَاةِ Salāti namazından ص ل و
الْفَجْرِ l-fecri sabah ف ج ر
وَحِينَ ve Hīne ve zaman ح ي ن
تَضَعُونَ teDeǔne çıkarıp yatacağınız و ض ع
ثِيَابَكُمْ ṧiyābekum elbisenizi ث و ب
مِنَ mine  
الظَّهِيرَةِ Z-Zehīrati öğle vakti ظ ه ر
وَمِنْ ve min ve  
بَعْدِ beǎ’di sonra ب ع د
صَلَاةِ Salāti namazından ص ل و
الْعِشَاءِ l-ǐşāi yatsı ع ش و
ثَلَاثُ ṧelāṧu üç vakittir ث ل ث
عَوْرَاتٍ ǎvrātin mahrem olan ع و ر
لَكُمْ lekum sizin için  
لَيْسَ leyse yoktur ل ي س
عَلَيْكُمْ ǎleykum size  
وَلَا ve lā ve yoktur  
عَلَيْهِمْ ǎleyhim onlara  
جُنَاحٌ cunāHun bir günah ج ن ح
بَعْدَهُنَّ beǎ’dehunne bunların dışında ب ع د
طَوَّافُونَ Tavvāfūne girip çıkarsınız ط و ف
عَلَيْكُمْ ǎleykum yanına  
بَعْضُكُمْ beǎ’Dukum biriniz ب ع ض
عَلَىٰ ǎlā  
بَعْضٍ beǎ’Din diğerinin ب ع ض
كَذَٰلِكَ keƶālike böyle  
يُبَيِّنُ yubeyyinu açıklar ب ي ن
اللَّهُ llahu Allah  
لَكُمُ lekumu size  
الْايَاتِ l-āyāti ayetleri ا ي ي
وَاللَّهُ vallahu Allah  
عَلِيمٌ ǎlīmun bilendir ع ل م
حَكِيمٌ Hakīmun hüküm ve hikmet sahibidir ح ك م
TÜRKÇE OKUNUŞ
58. yâ eyyühe-lleẕîne âmenû liyeste'ẕinkümü-lleẕîne meleket eymânüküm velleẕîne lem yeblügü-lḥulûme minküm ŝelâŝe merrât. min ḳabli ṣalâti-lfecri veḥîne teḍa`ûne ŝiyâbeküm mine-żżahîrati vemim ba`di ṣalâti-l`işâ'. ŝelâŝü `avrâtil leküm. leyse `aleyküm velâ `aleyhim cünâḥum ba`dehünn. ṭavvâfûne `aleyküm ba`ḍuküm `alâ ba`ḍ. keẕâlike yübeyyinü-llâhü lekümü-l'âyât. vellâhü `alîmün ḥakîm.
DİYANET VAKFI
58. Ey müminler! Ellerinizin altında bulunan (köle ve cariyeleriniz) ve içinizden henüz ergenlik çağına girmemiş olanlar, sabah namazından önce, öğleyin soyunduğunuz vakit ve yatsı namazından sonra (yanınıza gireceklerinde) sizden üç defa izin istesinler. Bunlar, mahrem (kapanmamış) halde bulunabileceğiniz üç vakittir. Bu vakitlerin dışında ne sizin için ne de onlar için bir mahzur yoktur. Birbirinizin yanına girip çıkabilirsiniz. İşte Allah ayetleri size böyle açıklar. Allah, (her şeyi) bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
DİYANET İŞLERİ
58. Ey inananlar! Ellerinizin altında olan köle ve cariyeler ve sizden henüz erginliğe ermemiş olanlar, sabah namazından önce, öğle sıcağında soyunduğunuzda ve yatsı namazından sonra yanınıza gireceklerinde üç defa izin istesinler. Bunlar, sizin açık bulunabileceğiniz üç vakittir. Bu vakitlerin dışında birbirinizin yanına girip çıkmakta size de, onlara da bir sorumluluk yoktur. Allah size ayetlerini böylece açıklar. Allah bilendir, Hakim'dir.
ELMALILI HAMDI YAZIR
58. Ey iman edenler! Ellerinizin altında bulunan (köle ve cariyeleriniz) ve içinizden henüz erginlik çağına girmemiş olanlar, sabah namazından önce, öğleyin soyunduğunuz vakit ve yatsı namazından sonra (yanınıza gireceklerinde) sizden üç defa izin istesinler. Bunlar mahrem halde bulunabileceğiniz üç vakittir. Bu vakitlerin dışında ne sizin için, ne de onlar için bir mahzur yoktur. (Birbirinizin yanına girip çıkabilirsiniz.) İşte Allah, âyetlerini size böyle açıklar. Allah her şeyi bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
ABDULBAKİ GÖLPINARLI
58. Ey inananlar, malınız olan köle ve cariyelerle sizden olup henüz ergenlik çağına girmemiş çocuklar, yanınıza gelirlerken üç vakitte, izin alsınlar sizden: Sabah namazından önce, öğle sıcağında elbisenizi soyduğunuz zaman ve yatsı namazından sonra; bu üç vakit, halvet vaktidir size. Bu vakitlerden başka zamanlarda yanınıza izinsiz girerlerse ne size suç var, ne onlara ve birbirinizi de dolaşabilirsiniz. Allah, delillerini böyle apaçık bildirmede size ve Allah, her şeyi bilir, hüküm ve hikmet sahibidir.
ALİ BULAÇ
58. Ey iman edenler, sağ ellerinizin malik olduğu ile sizden olup da henüz erginlik çağına ermemiş olan (çocuk)lar, (odalarınıza girmek için şu) üç vakitte izin istesinler: Sabah namazından önce, öğleyin üstünüzü çıkardığınız vakit ve yatsı namazından sonra. (Bu) Üçü sizin için mahrem (vakitleri)dir. Bunların dışında size de, onlara da bir sakınca yoktur; onlar yanınızda dolaşabilirler, birbirinizin yanında olabilirsiniz. İşte Allah, size ayetleri böyle açıklamaktadır. Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
SÜLEYMAN ATEŞ
58. Ey inananlar, ellerinizin altında bulunan (köle ve hizmetçi)ler ve henüz erginliğe ermemiş çocuklarınız üç vakitte (odalarınıza girebilmek için) izin istesinler: Sabah namazından önce, öğle vakti elbisenizi çıkar(ıp yat)acağınız zaman ve yatsı namazından sonra. Bunlar sizin üstünüzün açılabileceği üç vakittir. Bunların dışında (hizmetçilerin ve çocukların, izin almadan içeri girmelerinden dolayı) ne size, ne de onlara bir günah yoktur. (Onlar sizin) yanınızda dolaşırlar, birbirinizin yanına girip çıkarsınız. Allah ayetleri size böyle açıklar. Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
GÜLTEKİN ONAN
58. Ey inananlar, sağ ellerinizin malik olduğu ile sizden olup da henüz erginlik çağına ermemiş olan (çocuk)lar (odalarınıza girmek için şu) üç vakitte izin istesinler: Sabah (fecr) namazından önce, öğleyin üstünüzü çıkardığınız vakit ve yatsı namazından sonra. (Bu) Üçü sizin için mahrem (vakitleri)dir. Bunların dışında size de, onlara da bir sakınca yoktur; onlar yanınızda dolaşabilirler, birbirinizin yanında olabilirsiniz. İşte Tanrı size ayetleri böyle açıklamaktadır. Tanrı bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
SUAT YILDIRIM
58. Ey iman edenler! Ellerinizin altında bulunan köle ve hizmetçileriniz ile içinizden henüz bülûğa ermemiş çocuklarınız, odanıza girmek için şu üç vakitte sizden izin istesinler: Sabah namazından önce, öğle vakti istirahat için elbiselerinizi çıkardığınız zaman ve bir de yatsı namazından sonra.İşte bu üç vakit, mahremiyet vakitlerinizdir. Ama bunların dışında izinsiz girmelerinde ne sizin için ne de onlar için bir mahzur yoktur.Çünkü sizin birbirinizin yanına girip çıkmanız kaçınılmazdır.İşte Allah size âyetlerini böylece açıklar. Gerçekten Allah, âlim ve hakîmdir (her şeyi bilir, tam hüküm ve hikmet sahibidir).