KELİME ANLAMLARI
Arapça Okunuş Türkçe Okunuş Kelime Meali Kökü
فَلَمَّا felemmā ne zaman ki  
سَمِعَتْ semiǎt kadın işitti س م ع
بِمَكْرِهِنَّ bimekrihinne onların hilelerini م ك ر
أَرْسَلَتْ erselet haber gönderdi ر س ل
إِلَيْهِنَّ ileyhinne onlara  
وَأَعْتَدَتْ ve eǎ’tedet ve hazırladı ع ت د
لَهُنَّ lehunne onlar için  
مُتَّكَأً muttekeen dayanacak yastıklar و ك ا
وَاتَتْ ve ātet ve verdi ا ت ي
كُلَّ kulle her ك ل ل
وَاحِدَةٍ vāHidetin birine و ح د
مِنْهُنَّ minhunne onlardan  
سِكِّينًا sikkīnen birer bıçak س ك ن
وَقَالَتِ ve ḳāleti ve dedi ق و ل
اخْرُجْ ḣruc çık! خ ر ج
عَلَيْهِنَّ ǎleyhinne karşılarına  
فَلَمَّا felemmā ne zaman ki  
رَأَيْنَهُ raeynehu O’nu görünce ر ا ي
أَكْبَرْنَهُ ekbernehu onu gözlerinde büyüttüler ك ب ر
وَقَطَّعْنَ ve ḳaTTaǎ’ne ve kestiler ق ط ع
أَيْدِيَهُنَّ eydiyehunne ellerini ي د ي
وَقُلْنَ veḳulne ve dediler ق و ل
حَاشَ Hāşe haşa ح و ش
لِلَّهِ lillahi Allah için  
مَا değildir  
هَٰذَا hāƶā bu  
بَشَرًا beşeran insan ب ش ر
إِنْ in  
هَٰذَا hāƶā bu  
إِلَّا illā ancak  
مَلَكٌ melekun bir melektir م ل ك
كَرِيمٌ kerīmun güzel ك ر م
TÜRKÇE OKUNUŞ
31. felemmâ semi`at bimekrihinne erselet ileyhinne vea`tedet lehünne müttekeev veâtet külle vâḥidetim minhünne sikkînev veḳâleti-ḫruc `aleyhinn. felemmâ raeynâhü ekbernehû veḳaṭṭa`ne eydiyehünne veḳulne ḥâşe lillâhi mâ hâẕâ beşerâ. in hâẕâ illâ melekün kerîm.
DİYANET VAKFI
31. Kadın, onların dedikodusunu duyunca, onlara davetçi gönderdi; onlar için dayanacak yastıklar hazırladı. Herbirine bir bıçak verdi. (Kadınlar meyveleri soyarken Yusufa): "Çık karşılarına!" dedi. Kadınlar onu görünce, onun büyüklüğünü anladılar. (Şaşkınlıklarından) ellerini kestiler ve dediler ki: Haşa Rabbimiz! Bu bir beşer değil... Bu ancak üstün bir melektir!
DİYANET İŞLERİ
31. Kadınların kendisini yermesini işitince onları davet etti; koltuklar hazırladı; geldiklerinde her birine birer bıçak verdi. Yusuf'a: "Yanlarına çık" dedi. Kadınlar Yusuf'u görünce şaşıp ellerini kestiler ve "Allah'ı tenzih ederiz ama, bu insan değil ancak çok güzel bir melektir" dediler.
ELMALILI HAMDI YAZIR
31. Azizin karısı, onların gizliden gizliye dedikodu yaydıklarını işitince, onlara davetçi gönderdi ve onlara mükellef bir sofra hazırladı. Her birine bir bıçak verdi, beri taraftan da Yusuf'a "çık karşılarına" dedi. Görür görmez hepsi onu gözlerinde çok büyüttüler ve (şaşkınlıkla) ellerini kestiler. Dediler ki: "Hâşâ! Allah için, bu bir insan değil, olsa olsa yüce bir melektir."
ABDULBAKİ GÖLPINARLI
31. Dedikodularını duyunca davet etti onları ve dayanacak şeyler getirdi, sofra çıkardı ve her birine birer bıçak verdi ve Yusuf'a, görün şunlara, gel dedi. Kadınlar, onu görünce şaşırdılar, meyve yerine ellerini doğradılar ve tenzih ederiz Allah'ı dediler, haşa bu insan değil, olsaolsa büyük ve şerefli bir melek.
ALİ BULAÇ
31. (Kadın) Onların düzenlerini işitince, onlara (bir davetçi) yolladı, oturup dayanacakları yerler hazırladı ve her birinin eline (önlerindeki meyveleri soymaları için) bıçak verdi. (Yusuf'a da:) "Çık, onlara (görün)" dedi. Böylece onlar onu (olağanüstü güzellikte) görünce (insanüstü bir varlıkmış gibi gözlerinde) büyüttüler, (şaşkınlıklarından) ellerini kestiler ve: "Allah'ı tenzih ederiz; bu bir beşer değildir. Bu, ancak üstün bir melektir" dediler.
SÜLEYMAN ATEŞ
31. (Kadın), onların (dedi-kodu yaparak kendisini dile düşürme) düzenlerini işitince, onlara (adam) gönderdi (yemeğe davet etti). Onlar için dayanacak yastıklar hazırladı ve her birine de birer bıçak verdi. (Yusuf'a): "Çık karşılarına!" dedi. Kadınlar, (önlerine konan meyveleri soyup yemekle meşgul iken) Yusuf'u görünce onu (gözlerinde) büyüttüler, (ona hayranlıklarından ötürü) ellerini kestiler ve: "Allah için, haşa bu, insan değildir; bu ancak güzel bir melektir!" dediler.
GÜLTEKİN ONAN
31. (Kadın) Onların düzenlerini işitince onlara (bir davetçi) yolladı, oturup dayanacakları yerler hazırladı ve her birinin eline (önlerindeki meyveleri soymaları için) bıçak verdi. (Yusuf'a da:) "Çık, onlara (görün)" dedi. Böylece onlar onu (olağanüstü güzellikte) görünce (insanüstü bir varlıkmış gibi gözlerinde) büyüttüler, (dalgınlıklarından) ellerini kestiler ve: "Tanrı'yı tenzih ederiz; bu bir beşer değildir. Bu, ancak üstün bir melektir" dediler.
SUAT YILDIRIM
31. Hanım o kadınların kendisi aleyhindeki bu dedikodularını işitince onları konağına dâvet etmek üzere dâvetçi gönderdi.Onlar için mükellef bir sofra hazırlattı. Sofrada, ikram edilen meyveleri soysunlar diye, her misafir için bir de bıçak koydurmuştu. Onlar meyvelerini soyup kesmekle meşgul oldukları sırada, beriden de Yusuf'a: “Çık şimdi onların karşısına!” dedi. Kadınlar onu görünce hayran kaldılar, onun güzelliğine dalıp gittiklerinden, farkında olmadan kendi ellerini kestiler ve: “Hâşâ! Allah için bu, bir insan olamaz! Bu sadece yüce bir melek! Başka bir şey olamaz!” dediler.