KELİME ANLAMLARI
Arapça Okunuş Türkçe Okunuş Kelime Meali Kökü
فَنَادَوْا fenādev çağırdılar ن د و
صَاحِبَهُمْ SāHibehum bir arkadaşlarını ص ح ب
فَتَعَاطَىٰ fe teǎāTā o da bıçağı çekti ع ط و
فَعَقَرَ fe ǎḳara deveyi kesti ع ق ر
TÜRKÇE OKUNUŞ
29. fenâdev ṣâḥibehüm fete`âṭâ fe`aḳara.
DİYANET VAKFI
29. Arkadaşlarını çağırdılar, o da (bundan cür'et alarak) kılıcını kaptı ve deveyi kesti.
DİYANET İŞLERİ
29. Ama bir arkadaşlarını çağırdılar, o da kılıcını alarak deveyi kesti.
ELMALILI HAMDI YAZIR
29. Bunun üzerine arkadaşlarına bağırdılar. O da (bıçağı) çekerek (deveyi) kesti.
ABDULBAKİ GÖLPINARLI
29. Derken arkadaşlarına seslendiler, derken kılıcını çekti de devenin ayaklarını kesti, öldürdü.
ALİ BULAÇ
29. Derken arkadaşlarını çağırdılar, o da bıçağını kapıp 'hayvanı ayağından biçip yere devirdi.'
SÜLEYMAN ATEŞ
29. Bir arkadaşlarını çağırdılar, o da bıçağı çekip (deveyi) kesti.
GÜLTEKİN ONAN
29. Derken arkadaşlarını çağırdılar, o da bıçağını kapıp 'hayvanı ayağından biçip yere devirdi'.
SUAT YILDIRIM
29. Onlar en yakın arkadaşlarını çağırdılar, o da bıçağı çıkarıp deveyi kesti.